Rüya Tabirleri Ve Burçlar  
 
Aratr
 
AnasayfaAnasayfa
Rüya NedirRüya Nedir?
Uyku NedirUyku Nedir?
Bilimde RüyaBilimde Rüya
Rüya TürleriRüya Türleri
Rüya Ve İslam İlişkisiRüya ve İslam
Astroloji Nedir?Astroloji Nedir?
BurçlarBurçlar
BurçlarHangi Çiçeksiniz?
BurçlarBurçlar Arası Aşk Uyumu
BurçlarBurçların Özür Dilemesi
BurçlarBurçlara Göre Anneler
Moral Düzeltici YorumlarMoral Düzeltici Yorumlar
Doğum Gününüze Göre NesinizDoğum Gününüze Göre
Aşık Burcun DurumuAşık Burcun Durumu
Hayat - Amaç İlişkinizHayat - Amaç İlişkiniz
Erkekleri Burçlarından TanıyınErkekleri Tanıyın
 
Atatürk'ün Gördüğü RüyalarKarakter Analizi
Evliya Çelebi'nin RüyalarıBurçların En'leri
Yavuz Sultan Selim'in RüyalarıBurçların Nitelikleri
Hediye SeçenekleriHediye Seçenekleri
Burcunuzun İnsanımısınız?Gerçek Burcunuz
GezegenlerGezegenler
 
Atatürk'ün Gördüğü RüyalarAtatürk'ün Rüyaları
Evliya Çelebi'nin RüyalarıEvliya Çelebi
Yavuz Sultan Selim'in RüyalarıYavuz Sultan Selim
Şair NabiŞair Nabi
Abraham LinkolnAbraham Linkoln
AksenovAksenov
ForsaForsa
KatilKatil
 









A B C Ç D E F G Ğ. H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

YAVUZ SULTAN SELİM

   Bir gece yatağımda uyuyakalmışım. Sabah namazını kıldıktan sonra hizmetlerine koştum.
-Bu gece görünmedin, ne işteydin? diye sordular.
Birkaç gecedir uykusuz kaldığım için, bu gece gaflete geldiğimi ve hizmetlerinden mahrum olduğumu özürle beyan ettim.
-İmdi, ne düş gördünse beyan eyle, buyurdular.
-Arza kabil bir düş görmedim, diye cevap verdim. Tekrar buyurdular ki:
-Bu ne sözdür?
   Bir geceyi tamamen uyku ile geçiresin de, bir vakıa görmeyesin. Herhalde görmüştür. Başka vadide biraz konuştuktan sonra tekrar bana dönerek:
-Abes söyleme. Herhalde bu gece bir vakıa görüşmüştür. Söyle gizleme! dedi.
Her ne kadar düşündümse de görmüş olabileceğim bir şey aklıma gelmedi. İşe yarar bir şey görmediğime yemin ettim.
   Sultan, mübarek başlarını sallayarak hayret gösterdiler. Ben de "sebebi ne olabilir?" diye hayret ettim. Hemen sonra Kapuağası 'nın dairesine bir iş için beni gönderdiler. Oraya vardığımda gördüm ki Hazinedar başı Mehmet Ağa, Kilerci başı, Sara yağası ve Kapu ağası Hasan Ağa adetleri üzerine otururlar. Ama kapu ağası Hasan Ağa düşünceli ve şaşkın bir vaziyette başını öne eğmiş, gözleri yaşlı, olarak oturuyordu. Bu zat esasında, sessiz hallerine benzemiyordu. Bir kimsenin vefat etmiş olduğunu zannettim.
-Ağa hazretleri kalbiniz gamlı, gözünüz yaşlı görünür. Sebebi ne ola? dediğimde,
-Hayır bir şey yok, diye gizlemesi üzerine Hazinedar başı:
-Kardeş, Ağa'ya bu gece bir vakıa olmuş da o uykunun sarhoşluğundadır., dedi.
Bunun üzerine:
-Allah için haber verin, padişahımız elbette vakıa görmüşsündür, söyle diye bu benden anlatmamı istediler. Herhalde zorlama asılsız değildir. İyi armağandır anlatınız dedim. Rüyayı nakletmesi için ağayı sıkıştırdık. Ağa utanma hissi ağır basan bir şahıs olduğundan anlatmaktan kaçındı ve:
-Benim gibi yüzü kara günahkarın ne rüyası olur ki padişahın huzurunda anlatmaya değsin, kerem edin bana bu teklifte bulunmayın, dedi. Biz sıkıştırmaya, o da vazgeçirmek için yalvarmaya devam etti. Nihayet Mehmet Ağa:
-Nice söylemezsin, bize anlattığı da buna memur olduğunu naklettim. Gizlenmesi ihanet olmaz mı? deyince, Ağa sırrının mührünü açıp anlattı.
-Bu gece rüyamda gördüm ki, eşiğinde oturduğumuz bu kapıyı hızlı hızlı çaldılar. "Ne haber var" diye ileri baktım, vardım; kapı, dışarısı görünecek fakat bir adam sığmayacak kadar az açılmış. Taşlık, ucu sarkıtılmış sarıklı nurani kimselerle dolu, elleri bayraklı ve silahlı mükemmel şahıslar. Kapının dibinde, elleri sancaklı dört nurani kimse durur. Kapıyı vuranın elinde Padişah'ın Aksancağı var. Bana dedi ki :
-Bilir misiniz niye gelmişiz? Ben de :
-Buyurun, dedim. Dedi ki :
-Bu gördüğün kimseler Resulullah (s.a.v.)' ın ashabıdır. Bizi Hazret-i Resulullah Selim Han' a selam etti ve buyurdu ki : Kalkıp gelsin ki Haremeyn hizmeti ona buyruldu. Gördüğün dört kişiden, bu Ebu Bekr-i Sıddıyk, bu Ömerü'l Faruk, bu Osman-ı Zi'n-Nureyn'dir. Seninle konuşan ben ise, Ali bin Ebi Talib' im. Var, Selim Han' a söyle dedi ve nazarımdan galip oldular.
   Ben dehşetle kendimden geçip tere batmış ve sabaha kadar baygın yatıp kalmışım. Oğlanlar, teheccüd zamanında mütad üzere kalkmadığımı hastalığa yormuşlar ve sabah namazı vakti geçeceği zaman gelip beni uyarmak için yapmışlar, görmüşler ki suya düşmüş gibi ıslak yatarım.
   Elbise değiştirmek için yenilerini getirip o aralık, beni uyandırmışlar. Aklım başıma gelince, acele ile kalkıp namaza yetiştim. Ama tamamen sükunete eremedim. Ağa bunları anlatırken ağlıyordu.
   Padişah'ın beni istediğini bildirdiler, derhal huzurlarına gittiğimde, o hizmeti sual etmeyip tekrar yeni rüyadan bahis açarak:
- Şu senin bu gece sabaha dek uyuyup bir vaka görmediğin bana tuhaf gelir. Hemen şöyle hayvan gibi yatıp uyudun mu?
Dedim ki: -Padişahım, vakıayı bu Hasan kulunuz (Hasan Can) görmediyse bir Hasan kulunuz (Kapı ağası Hasan Ağa) görmüş. Emriniz olursa arz edeyim. Buyurdular ki :
-Söyle görelim... Ben de hadisenin tamamını naklettim. Ben anlattıkça mübarek çehreleri kızarmaya başladı ve vararak mübarek gözlerine yaş geldi. Bitirince buyurdular ki :
-Derd -mendin safa'yı meşrebi (Zavallının tıynetinde safiyet) varmış, sen onu bize methettikçe "Bir kimseyi ibadet eder görürsün hemen veli sanırsın" diye seni alaya alırdık, boşuna methetmezmişsin ... Ve devamla :
-Biz sana demez miyiz ki, biz bir tarafa memur olmadan (emir verilmeden) hareket etmemişizdir. Atalarımız vilayedden behre-mendler idi (velilikden nasip sahibiydiler) , kerametleri vardır. İçlerinde biz onlara benzemedik .. diyerek kendilerini küçük göstermeye çalıştılar.
Bu rüyadan sonra Arap Seferi hazırlıklarına başladılar...
   



Rüya Tabirleri ™ Bu siteye ait özgün çalışmaların tüm hakları saklıdır.
Arka Resimler Ara Çizgiler Yan Çubuklar Web İşaretçileri İkonlar Animasyonlar Bayraklar Fotoğraflar Grafikler Örgüler
Bugün: | Yasal Yükümlülükler | İletişim Counter Service RSS Kurulumu Hakkında Bilgi
iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması